21. YY’DE İŞE ALIM SÜREÇLERİNDE SOSYAL KAPİTAL VE EKONOMİK KAPİTALİN İLİŞKİLENDİRİLME ZORUNLULUĞU
Dr. Bünyamin Gülmez
Her bir millet veya topluluk kendi dünya görüşüne uygun medeniyeti yaşadığı coğrafyada kurma ve onu bütün insanlığa gösterme arzu ve potansiyeline sahiptir. Bu arzunun gerçekleşmesi, yeterli gücü elde edebilmeye bağlıdır. Son 200 yıllık Dünya tarihine göz atıldığında, kas(beden) , sermaye (kapital) ve bilgi şeklinde sınıflandırılan güç elde etme araçlarından sermaye ve bilgi gücünün katkı paylarının arttığı görülmektedir. Ekonomik kapital ve entelektüel kapital olarak ta tanımlanan sermaye ve bilgi gücü, günümüzde ciddi bir araştırma alanı olmuştur. Hedefe ulaşmada gerekli güç kaynaklarını etkin şekilde kullanabilmek için bilim insanları bu güç kaynaklarını değişik açılardan farklı şekillerde alt gruplara ayırmaktadırlar. Mesela sermaye (kapital), maddi sermaye, gönül sermayesi, akıl sermayesi, ahlak ve fazilet sermayesi, know-how bilgi sermayesi, fırsat ve nimetlerin farkında ve bilincinde olma sermayesi şeklinde gruplandırılarak , her birine yeterli ölçüde farkındalık geliştirilerek, önem verilmesi kolaylaştırılmaktadır. Son yıllarda bir milletin kalkınma ve gelişmesinde görünmeyen veya görülse bile yeterli vurgu yapılmayan önemli bir zenginlik kaynağına sosyal kapital, metaforuyla yeniden dikkat çekilmektedir. Sosyal kapital perspektifinden, gelişmekte olan ülkelerin niçin batı standartlarında bir kalkınmayı gerçekleştiremedikleri de izah edilmektedir. Maddi ekonomik güç ve bilgi (entelektüel sermaye) kalkınma motorunun mekanik ve yakıtını oluştururken, sosyal kapital de kalınma ve gelişme arabasının motor ve hidrolik yağını oluşturmaktadır. Motor yağı ve hidrolik yağları azalmış veya yıpranmış bir araba ne kadar sizi taşıyabilir? Aynen öyle de sosyal kapitali, eskimiş veya bozulmuş bir milletin kalkınma motoru da istenilen ölçüde harekete geçemeyecektir. O halde nedir sosyal kapital? Bir milletin hangi zenginlikleri sosyal kapital dürbünüyle daha net şekilde fark edilebilmektedir?
Sağlıklı bir toplumu inşa edip devam ettirecek değerler ve normların tamamı sosyal kapital olarak tanımlanabilir. Toplumun çeşitli kurumlarında kurum içi ve kurumlar arası katılımcılık ve işbirliğinin varlığı olarak da tanımlanan sosyal kapital, bir toplum veya takım inşa etmeyi mümkün kılan bir tutkal olup bireyleri ortak bir gaye etrafında bir arada tutmayı sağlar. Sosyal kapital bir toplumun üretkenliğini ve sağlıklı olmasını etkileyen normlar, sosyal ağlar ve insanlar arası itibar güven ve inanılabilirlik olarak ta tanımlanmaktadır. Sosyal bağlar iş ve üretimdeki maliyeti azaltarak verimliliği artırabilir. Üretim ve pazarlama için gerekli koordinasyon ve işbirliğini kolaylaştırır. Sosyal kapital, mikro ve makro ölçeklerdeki sosyal ve ekonomik gelişmenin ayrılmaz bir bileşenidir. Bir toplumun sosyal etkileşimlerinin kalitesini ve miktarını şekillendiren normlar, kurallar, ağlar, ilişkiler ve kurumların tamamını içine alır. Bu noktadan sosyal kapitalin yüksek olması, daha fazla kaynak ve imkanların mobilize edilmesini sağlar ve ortak gayelerin başarılmasını mümkün kılar. Sosyal kapital, iki yönlü olup, birileri için avantaj iken diğerleri için dezavantajdır. Mesela sosyal yaşamdaki klüpler kendi içlerinde bir sosyal kapital oluşturarak, üye olmayanları sundukları hizmetlerden dışlarlar. Bu noktadan toplumdaki zengin ve fakir kesimlerin sosyal kapital değerleri birbirinden farklıdır. Fakir topluluklar arasında sosyal kapital, güven ve karşılıklı mal ve eşya değiş tokuşu ekseninde inşa edilir. Toplumsal kalkınmada kritik faktör, fakirlerle zenginlerin sosyal kapitallerinin dışlayıcı etkilerini azaltarak, kamusal imkan ve fırsatların fakirler tarafından da erişilebilir kılmaktır.
Toplumun kolektif menfaatlerine zıd amaçlarda çalışan toplumdan soyutlanmış alt grupların ( uyuşturucu karteli ve rüşvet mafyası gibi) sosyal kapitali de ekonomik ve sosyal gelişmeyi engelleyici rol oynar. Bu açıdan toplumun net sosyal kapitalinin değerinin olumlu mu olumsuz mu olacağını toplumdaki alt grupların ve sivil toplum örgütlerinin inşa ettikleri sosyal kapital değerlerinin toplamı ve etkileşimi belirler. Mesela bir müessesedeki çalışanlar arasındaki kurumsal kimliğin oluşum düzeyi, o kuruma ait olduğunu ne ölçüde hissettiği, ve ne ölçüde ortak akıl, vizyon ve amaçlara sahip oldukları, ve kurum içi ve dışı imkan ve fırsatlardan haberdar olabilme ve yararlanabilme düzeyi, kurum içindeki insanların itibarı ve kurumun toplumdaki itibarı, dini, etnik ve sosyo-ekonomik farklılıklara takılıp kalmadan fırsat eşitliği sunabilme derecesi, o kurumun sosyal kapitalinin değerini belirler. Ayrıca toplumdaki kurum ve kuruluşların yönetiminde, katılımcılık işlemleri de sosyal kapitali güçlendiren vasıtalardır. Görüldüğü üzere sosyal kapital, çok geniş anlamlara sahip olup, kapital olarak isimlendirilen heterojen bir zenginlikler topluluğunu temsil eder.
Sosyal kapital toplumsal yapıyı şekillendiren ve belli norm ve standartların gelişmesine imkan sağlayan sosyal ve siyasi bir çevrenin de oluşmasına önemli katkıda bulunur. Sosyal kapital ekonomik kapitalden farklı olarak başka bir toplumdan veya milletten satın alınamaz. Onu her toplum kendi inanç, gelenekleri ve eğitim sistemi içinde kendisi inşa etmek mecburiyetindedir. Sosyal kapitalin olumlu yönde hızlı inşasında sivil toplum örgütleri önemli rol oynar. Sosyal kapitalin değeri, hükümetlerin ve adalet sisteminin işleyiş tarzını,, toplumsal ve siyasi hak ve özgürlüklerin kullanılmasını doğrudan etkiler. Ekonomik ve sosyal gelişme, toplumdaki alt grupların ve kurumların sosyal kapital birikimlerinin ortak amaçlar ve ilkeleri belirleyebilme kapasitesiyle de doğrudan ilişkilidir. İlişkiler ağı sadece ailesi ve komşusuyla sınırlı olan insan gruplarının sosyal kapitali de düşük olmakta ve kendilerini geliştirme imkan ve fırsatlarından mahrum kalmaktadırlar. İlişkiler ağı geniş olan ve mesleki, sosyal kulüplere ve sivil toplum örgütlerine üyelik elde eden insanların sosyal kapitali yüksek olduğundan zenginleşme ve kendilerini geliştirme şansları daha yüksek olmaktadır.
Sosyal kapital bir yatırım aracı olup, sizin gelecekte ondan kazanç sağlamanızı sağlar. Bugün dürüst, güvenilir mesleki namusuna sahip cıkan, takım çalışması yapabilen sosyal kapital değeri yüksek insanlar, hayatın bütün kesimlerinde aranan insanlardır. Sosyal kapitalini belli bir değerin üzerine çıkaran kişi ve kuruluşlar, kritik değeri olan bilgiye, güç ve imkanlara erişme şansına sahip olurlar. Kolektif hareket etme kapasitesini artıran kolektif grup kimliği, ancak sosyal kapitalin inşa edilmesiyle arttırılabilinir. Nasıl maddi sermaye çeşitli amaçlara ulaşmak için farklı şekillerde kullanılabiliyorsa, sosyal kapitalde (mesela arkadaşlık ve dostluk ilişkileri, kulüp veya grup üyeliği) kritik bilgilere ulaşmak veya doğru sağlıklı tavsiye ve danışmanlık almak için de kullanılabilinir. Şüphesiz bir kimsenin toplum veya grup içindeki yerinin sağladığı avantajlar, ekonomik kazanca dönüştürülebilinir. Sermaye çeşitleri içinde en akışkanı ve dönüşüm değeri en yüksek olan maddi kapital olup, bunu insan, kültür ve sosyal kapitali inşa etmede kullanabilirsiniz. Halbuki sosyal kapitalin ekonomik kapitale dönüştürülebilme oranı daha düşüktür. Sosyal kapital daha az transfer edilebilir. O daha çok toplumu mümkün kılan ortak değerleri bir arada tutan tutkal fonksiyonu görür.
Sosyal kapital gerektiğinde diğer kapital çeşitlerinin fonksiyonunu da üstlenebilir veya diğer kapitallerin eksikliğini tamamlayabilir. Mesela finans veya insan kapitali eksikliği, güçlü sosyal ilişki ve bağlantılar devreye sokularak kapatılabilinir. İşlem maliyetlerini azaltarak ekonomik kapitalin verimliliğini arttırabilir. Yapılan bir araştırma, sosyal kapital değeri düşük olan insanların, daha az güvenilir kişiler oldukları ve şirketleşmeye ve örgütlenmeye karşı daha az katılımcı ve istekli olduklarını ortaya çıkarmıştır. Fiziki (temiz hava, su ve çevre gibi) ve insan kapitaline benzer şekilde, sosyal sermaye de korunmaya ve sürdürülebilinir kılınmaya ihtiyaç duyar. Bunun anlamı, şirketteki veya gruptaki insanlar arasında var olan sosyal bağlar, periyodik *Sosyal kapital kullanıldıkça değer kaybetme yerine değer kazanır. Mesela bugün birbirlerine itimat edip karşılıklı güven veren kişilerin sosyal sermayesi ertesi gün daha da çoğalacaktır. Bu noktadan farklı dinler, kültürler ve sivil toplum örgütleri arasındaki diyalog ve karşılıklı ziyaretler, sosyal kapitalin inşa edilmesini mümkün kılan önemli alt yapı çalışmalarıdır.
KAYNAKLAR
1- www.iyilikbank.com/makaleler.aspx